EĞLENCE

Başlamadan biten bir hikaye...

Автор

Bazı hikayeler yada yaşanmışlıklar vardır üzerinden yıllar da geçse unutamazsınız.Bazen buruk bir tat bırakır dilinizde, bazen de hafif bir tebessüm.İşte bu hikaye de onlardan biri.

İlk çalıştığım şirket, kendime ait bir oda, karşı atölye ve makinelerle de ilgilendiğim dönemler olmuştu. Çok yoğun çalışırdım, bir pazarım vardı ama sadece benim değil tabi diğer üretimdeki yöneticiler de öyle, üretim zorlu iştir bilen bilir.Neden teknikten bahsediyorum, çünkü aldığım teklif de teknik bir teklif olmuştu...

Neredeyse dört yıldır aynı şirkette çalıştığım bir arkadaşım vardı ama sadece arkadaştık, severdim kendisini, muhabbetimiz -ne sebeple kavga ettiğimizi bile hatırlamıyorum - o zamana kadar gayet iyiydi...Ben bir ara sözlenip ayrılmıştım bir tek o 'zaten birbirinize uymuyordunuz' demişti. Benim ayrılığın üzerinden bir yıl geçtiğinde sanırım tartışmıştık ki muhtemelen teknik bir konudur çünkü onunla geçirdiğim iş günleri hem çok eğlenceliydi, hem de hayatım boyunca geçirdiğim iş günlerimin en güzelleriymiş.

Onu benim karşı birime verdiklerinde o makinelerin programlamasını bilsem de çok fazla programlamıştım. Bir gün yanına uğradım bir program yazıyor makineye satır satır. İnceledim 'yanlış yapıyorsun' dedim, yerini gösterdim, 'doğru bu' dedi yazmaya devam etti. Kendisi bilir ayrıldım yanından odama geçtim ama karşıdan da onu görebiliyorum. Akşam üzeri yine bu vatandaş makinenin başında, harıl harıl çalışıyor. Anladım bir şeylerin ters gittiğini yine yanına uğradım, her satırı tek tek düzeltiyor hem de benim gösterdiğim yeri. Ben de güldüm tabi, 'ne oldu?' dedim, 'Düzetiyorum şimdi, mutlu musun he mutlu musun?' dedi sinirli bir şekilde :D

Yine bir gün, bir makinenin başındalar, o makinelerin tekniğini çok çok iyi bilmesem de bizim elemanları tanıyorum,iyi çocuklar biraz da işleri gırgır, o da o birime yeni gelmiş, adamı oynatıyor bizimkiler. Makine durmuş, elemanlar başında, bizimki de almış eline makinenin elektrik tesisat kitabını, açmış dolabı durumu anlamaya çalışıyor. Gittim yanlarına 'ne oldu?' dedim, 'abla makine çalışmıyor'dedi elemanlardan biri. Şöyle bir göz gezdirdim, bizim uyanıklar sökmüş yağ filtresini ve yağ koyulan hazneyi, tabi makine çalışmaz. 'Nerede bunun yağ haznesi?'dedim, 'ya abla niye söyledin?'diyorlar. O sırada bizimkinin yüz ifadesini görmeniz lazımdı,ben çıktıktan sonra elemanlara neler söyledi tabi bilmiyorum :D

Başka bir sorunun olduğu bir gün, bu sefer de ben makinenin kitabını aldım karıştırıyorum, öncesinde de programı kontrol ettik programda sorun yok...Aradan iki saat geçti ben hala bulmaya çalışıyorum karşıdan işaret etti gittim yanına, 'aramana gerek yok buldum' dedi, 'neymiş ?' dedim, elindeki takımın hatasını ölçü aletiyle gösterdi, ikimiz de güldük çok daha büyük bir sorun arıyorduk çünkü...

Birlikte sorun çözmeyi de severdik, tartışmalı olduğumuz dönemde de yine konuşurduk ama sadece iş konularında, o durumu kırmak için ben bir gün bunu fuara davet ettim, birlikte gidelim istedim, o da bana 'Ben o makineleri zaten internetten görüyorum' diyerek odunca bir cevap verdi. Kendisi bilir, ben de tek başıma gittim, bir baktım fuarda bu karşıdan geliyor,nasıl sinirlendiysem artık tanımazdan gelip yürüdüm sonra da arkama dönüp baktığımda boynu bükük gidiyordu. Dön işte arkanı git yanına değil mi? Yapmadım, yapamadım, gurur yapıp yoluma devam etmiştim...

Ama öncesi vardı, son zamanlarda çok değişmişti, bir gün atölyedeki odasında oturuyorum o da bozulan hoparlörü tamir etmeye çalışıyor eli titremeye başladı, ben de 'istersen sonra yap' dedim. O da 'yapabilirim' dedi, 'evet yapabilirsin biliyorum ama şimdi ellerin titriyor o yüzden söyledim' demiştim...Nereden bilebilirdim ki artık ben yanına gittiğimde o yüzden ellerinin titrediğini...Hatta bir defasında 'tanıyorum ben seni böyle değildin' dediğimi hatırlıyorum...

Başlamadan biten bir hikaye...

Bu olay sanırım o makinenin dilini Türkçe'ye çevirip, artı kamyon yazıları gibi program yazmaya başladığı döneme denk geliyor.

Bu arada onunla ilgilenen de bir kız var firmada, arada gelip gidiyor yanına, muhabbetleri iyi, bu yüzden de benimle ilgileniyor mu yoksa onunla mı ilgileniyor anlayamıyorum. Artı hem okul hem iş aşırı yorgun olduğum dönemler, zaten flört edecek bile zamanım yok, hoş zamanım olsa o taraklarda bezim yok.

Bir gün bizim eleman karşıdan gel diye işaret etti, baktım makinenin başındalar bir şey olmuş diye gittim. 'Abla Allah'ını seversen bizimki bak yine ne yaptı!' dedi. Ekranı okuyorsun, bir sürü program yazmış her zamanki gibi, ama kodlama yok, program isimlerini yazıyorum...

Hatasız kul olmaz...

Hatamla sev beni...

Batsın bu Dünya..

Bitsin bu rüya...

Biz kırılıyoruz gülmekten, ama üzerime de alınamıyorum çünkü diğer kız var ayak altında dolanan. Makine de o sırada durdu mu? Alarm verdi, bizim elaman aradı bunu, 'abi batsın bu dünya programında hata oluştu' gülmeden söylemeye çalışıyor tabi çocuk...

Yanımıza geldi, bana döndü ve 'sen geldin diye oldu işte bak gelmeseydin olmazdı' dedi. Ben de 'programın adını batsın bu Dünya koyarsan tabi batar' dedim gülerek...

Bir gün yine makinenin başına gittim ekranda makine her çalıştırıldığında 'Benimle yeni bir başlangıca var mısın?' yazıyor. Ve sen her defasında 'Evet'e basmak zorundasın. Tahmin bile edemezdim ama hayatım boyunca aldığım en güzel teklifmiş bu...

Ben yine üzerime alınmadım, çünkü o kızla arası hala iyi, serviste falan yan yana oturup sohbet ediyorlar. En son kıza bir müzik CD'si hazırlamış verdi, bunu görünce bende ipler tamamen koptu tabi. Bana değilmiş dedim, ama banaymış. Bütün bu güzellikler benim içinmiş,acı bir tecrübeyle öğrendim, şirketten bir şekilde ayrılmıştım ve benim hayatımda biri olduğunu öğrendikten sonra şirkete yeni giren bir mühendisle kısa sürede evlenmiş...o CD verdiği kız sadece arkadaşıymış ve sanırım beni kıskandırmak için öyle davranmış...

Bitsin bu rüya dedi, rüya görmek istedi ve gördüğü rüyanın da bitmesini istedi, rüya da bitti...o zaman anladım ki belki de programı biz de yazabiliyor olabiliriz...ve programa adını verirken çok dikkatli olmamız lazım...çünkü maalesef bir çok güzellik sırf bu yüzden başlamadan bitebiliyor...