TARIH

Hapishanelerden evlere: Koşu bandının karanlık geçmişi

ulasgursat
Yazar
ulasgursat

Egzersiz yapmak için koşu bandına çıktığınızda zaman zaman sizin de kalan süreye gözünüz çarpıyor öyle değil mi?

Hapishanelerden evlere: Koşu bandının karanlık geçmişi

Ayağınızın altında sürekli olarak hareket eden bir bantın üstünde sürekli olarak yürümek veya koşmak zorundasınız. Aradan sadece 10 dakika geçmiş olsa bile saatler geçmiş gibi hissedersiniz. Ve kendinize neden bu işkenceyi yaptığınızı sorarsınız.

Aslına bakarsanız bu koşu bandı tam olarak da bir işkence aleti olarak icat edilmiş.

1800’lerde koşu bantları İngiltere’deki hapishanelerde şartlar çok kötüydü. İdam, dayak, işkence, sınır dışı edilme tamamen cezayı veren kişinin keyfine göreydi.

Bu duruma karşı çıkanlar oldu ve İngiltere’de yaygın bir şekilde protestolar oldu. Artık mahkumların hayatını değiştirmek gerekiyordu. Bu yüzden İngiltere’deki hapishaneler yeniden elden geçirildi ve rehabilitasyon için ortaya yeni yollar çıktı. Koşu bandı da bunlardan biriydi.

Koşu bandı ilk olarak 1818 yılında İngiliz mühendis Sir William Cubitt tarafından icat edildi.

Mahkumlar büyük bir tekerleğin üstüne çıkıp sürekli olarak yürüyordu. Tekerlek döndükçe de mahkumlar yürümek zorundaydı yoksa düşebilirlerdi.

Bu büyük tekerlekten üretilen enerji de boşa gitmemeliydi. Bu yüzden tekerlekten elde edilen güç ile su pompalanıyordu veya buğday öğütülüyordu.

Hapishanelerden evlere: Koşu bandının karanlık geçmişi

Bu yeni ceza yöntemi oldukça olumlu yorumlar almıştı. Mahkumlar hem topluma yeniden adapte oluyorlar hem de değirmen taşını çevirme işi bedavaya geliyordu. Napolyon Savaşları sonrasında dağılan İngiliz ekonomisi için olumlu bir gelişme olarak görünüyordu.

Tabii mahkumlar için olumlu bir durum değildi. Ortalama olarak bir makhumun günde 6 saatini bu tekerleğin üstünde yürüyerek veya koşarak geçirdiği tahmin ediliyor. Ve ortalama 1.5 km ila 4 km tırmandıkları düşünülüyor. 4 kilometre Everest’in yarısı ediyor! Bunu haftada beş gün yaptığınızı düşünün.

Cubitt’in bu icadı İngiltere’den sonra ABD’ye de taşındı. İngiltere’de 50 hapishanede bu yöntemle mahkumlar cezalandırılıyordu. ABD’de bu sayı yakalanmıştı.

Tabii doğal olarak düzgün bir şekilde beslenmeyen mahkumlar zamanla kırılmaya başladı. Birçoğu hastalanmaya veya sakatlanmaya başladı. Gardiyanların da pek umrunda değildi.

Hapishanelerde kullanılan bu tekerlek İngiltere’de 19’uncu yüzyılın sonuna kadar bir ceza yöntemi olarak kaldı. 1898’de çıkan hapishaneler yönetmeliği ile bu cezanın çok cani bir işkence olduğunu karar verildi durduruldu.

Ama bu işkence aleti farklı bir amaçla geri dönecekti. 1911’de koşu bandı ABD’de bir patent olarak kaydettirildi. 1952’de ise bugünkü koşu bandı yaratılmış oldu.

1970’lerde ABD’de koşu ve sağlıklı yaşam çılgınlığı başladığında koşu bandı tekrar ortaya çıkmıştı. Egzersiz yapmak için dışarı çıkmanıza gerek bıraktırmayan bir alet.

Koşu bandı gerçekten de fazla kiloları atmak için işe yarayan bir alet oldu. Bugün hala spor salonlarında en çok kullanılan spor aleti.

Belki bir dahaki sefere koşu bandında ter döktüğünüzde bu aletin üstünden istediğiniz zaman inebildiğiniz için şanslı hissedersiniz.