IŞ & EKONOMI

Köprüdeki Beyaz Yakalar

Yazar

Anlamıyorum ki, ne için çalışıyoruz. Bir sürü kurumsal firmada çalışmak için öyle çok çabalar harcıyoruz ki... Adamların ürünleri zaten yok satıyor. koskoca markalar, plazalar, mağazalar, fabrikalar, yaka renkleri belirlemişler, seviyeler belirlemişler insanlar arasında. Sonra bizde ayrım yok diye ahkam kesiyorlar. Her beyaz yaka gibi ( neden beyaz deniyorsa bence gri yaka olmalı ) bende yıllardır bu savaşın içindeyim. günde üç dört saat telefon görüşmesi, şirket içi ilişkilerde stratejiler ve ayak oyunları. Sonra? sonrası yok. Patron dışındaki herkes her ay aynı tarihte maaş alıyorlar ama o koltuk sevdası bitmiyor. Ulan altına verdikleri arabalar, lüküs ayfonlar, bilgisayarlar, kredi kartları hepsi gidecek lan haberin yok.  

Alternatifin yok ama, düşmüşsün bir kere sende o tuzağa, annen, baban, karın seninle gurur duyuyorlar, otomatik vites araban var diye. Hele bide yüklü bir sodekso kart varsa marketlerde kullanabileceğin, bütün seni sevenler mutluluktan uçuyorlar. Haaa birde plaza dili var tabi, toplantıları set etmeniz gerekli, doğru sıtrakçırı oluşturmalısınız, KPI denen zımbırtının tüm detaylarına ezbere hakim olmalı, finans departmanı mail atmadan siz yenisini hesaplamalısınız.

Dedim ya düştük o tuzağa bikere, kredi çekmişim zaten ev için, nasılsa bedava yaaaa. birazda tüketici var tatilde harcadığım. eeee çocuğun ihtiyaçları, hanımın arabası, ailemin ihtiyaçları, sabahtan akşama kendini beğenmiş bisürü üst düzey yönetici bozuntularıyla kafa patlat.... aman onun ihtiyacı neydi? ay bugün keyfi nasıl acaba? ulan bu herif bunu neden söyledi şimdi? 

Bide sana verdikleri herşeyi kafanıza kakmalar, arabanızı verdik, telefonunuzu verdik, hadi ama ne bekliyorsunuz, satış nerde, ciro nerde? 

Eskaza bide  çıkıp sorun var demeye gör, hemen aldıkları koçluk eğitimindeki klasik kaçış soruları devreye girer, "peki sen olsaydın napardın", sence????, "bence sen bu konuyu çözebilirsin" ve en son tabi ki " bana ihtiyacın olursa lütfen çekinme". "Ulan zaten sana ihtiyacım olduğu için bunları sana anlatıyorum, bende aldım senin o boktan koçluk eğitimlerini kardeşim" diyemiyorsun :) hadi de bakalım, önümüzdeki ay borçları kim ödeyecek. sıkıysa delikanlılık yapta göreyim.

Benim hayatım bu kadar ucuza satın alınmamalı, ama satan benim tabi ki. bi kere kaptırmışım kendimi bu kapital düzenin zevklerine... parasız nasıl yaşarsın ki? hayalindeki çiftliği kurmak için bile bu köprüdeki ayılara ihtiyacın var. 

Tüm ayıların dayılıklarından herkesin birgün kurtulması dileğiyle :)

Köprüdeki Beyaz Yakalar