MAGAZIN

‘Sarhoşken beraber olacağım kadın çirkinse arkadaşlar beni uyarır’

Zehra Çengil
Автор
Zehra Çengil

Size 10 sene öncesinden sesleniyorum. Sanatçılara cüretkar soruların sorulabildiği zamanlardı. Teoman’la yaptığım bu röportajın, yıllar sonra psikologlar tarafından ders olarak okutulduğunu öğrendim. Herhalde en büyük gururlarımdan biridir....

Teoman’ın Okan Bayülgen’le beraber oynadığı Romantik filmi, yaklaşık 7 sene gecikmeden sonra nihayet vizyona giriyordu. Ben de o dönem çalıştığım Vatan Gazetesi için kendisiyle röportaj yapmaya Nişantaşı’ndaki evine gittim. Aman Tanrım! Böyle bir rahatlık görmemiştim, ne sorsam samimiyetle yanıt veriyordu. Ben de ne merak ediyorsam hiç utanmadan kendisine soruları yönelttim. İşte her cevabı slogan niteliğindeki o röportaj, okurken çok eğleneceksiniz... Konunun devamı ise daha farklı bir konsept.... Sarhoşluk ve yanılsama... Önce röportaja göz atalım:

* Romantik filminde kız yüzünden birbirine düşen iki arkadaşı oynuyorsunuz. Başınıza böyle bir şey geldi mi?

Ben yarışamam kimseyle, utanırım.

* Sürekli “bir şeylerden utanırım” diyorsunuz. Kolay utanacak biri gibi görünmüyorsunuz oysa...

Atlayıp zıplayarak, bir kızı kandırarak onunla birlikte olamam. Ama başka şeylerden utanmam.

* Poligamiden yanaymış imajı çiziyorsunuz...

Poligamiden yana olmayan hiçbir erkek tanımadım. Erkekler ne zaman poligamiden yana değillerdir? Yanlarında sevgilisi, karısı varken!

* “Kadınlarla sevgili olmam, birlikte olurum” demişsiniz. Aşka inanmıyor musunuz?

Aşka, karşımdaki kadına, onun hislerine, ilişkinin gerçekliğine inanmam çok uzun zaman alıyor. 15 gün birisiyle beraber olup ’tamam hayatımın aşkı’ diyecek biri değilim.

* Yanınızda gördüğümüz bayanlar sevgili adaylarınız mı?

Televizyona çıktıklarım arasında gerçek arkadaşlarım, o gece tanıştıklarım ve adlarını bile hatırlamayacaklarım var.

* Bir kadının omzunda ağladığınız oldu mu?

Aklıma çok eski yıllardan flu görüntüler geliyor ama aşık olduğum kadının yanında ağlamam.

* En son ne zaman bir aşk yaşadınız?

Uzun zaman olmadı. Hâlâ tam bitmedi.

* Kadınlar sizi neden seviyor olabilir?

Çok kadınla büyüdüm, onlarla ilişki kurma konusunda çok rahatım. Erkeklerle de anlaşırım ama anlaşmaya tenezzül etmem. Kadınlar daha zariftir.

* Alkollü yakalandığınızda “bünyem kız gibi” demiştiniz. Bu ne demek?

Bir kızla aynı miktarda içsek de birinci kadehte çakırkeyf olmaya başlıyorum.

* Alkolü sevmeniz gece hayatınızdan mı kaynaklanıyor?

Dışarı çıkmayacaksam alkol almam, dışarı çıkacaksam da alkolsüz olmam. Ben gece hayatı bağımlısıyım.

* İlişkide sizin için cinsellik daha mı önemli?

Gecenin 4’ünde cinsellik önemli, orada aşkı göremem. Zaten benim pozisyonumda birinin zamparalık yapması için evden çıkmasına, bara gitmesine gerek yok, telefonlarıma cevap vermem yeterli.

* Çok fazla kadın hayranınız var. Onlardan ahlaksız teklifler aldığınız oluyor mu?

Ben onlara güzel teklifler olarak bakıyorum. Bir kadınla beraber olmak istiyorsam hayranım mıdır, değil midir bakmam. Kiminle birlikte olmak istiyorsam olurum.

* Konserinizden hayranınızla birlikte çıktığınız oldu mu?

Olur...

* Alkollüyken karşısındaki kişi daha güzel görünür insana. Siz de bu yanılgıya düşüyor olabilir misiniz?

Arkadaşlar uyarırlar, eğer kız çok çirkinse....

* Psikolojik yardım aldığınız oluyor mu?

Yıllar boyunca. Hâlâ devam ediyorum.

* Derdiniz ne?

Beklediğimden çok daha fazla şeye sahibim. Hiç, param olması için hayal kurmamışken şu anda kendi evimde yaşıyorum, ‘haftada bir güzel bir barda konser versem’ derken 30-40 bin kişilik konserler veriyorum. Bir hayalim yok, boşluk da oradan geliyor.

GÜNLÜK SÜT GİBİ, 24 SAATTE TARİHİN GEÇİYOR!

Teoman, bu röportajdan sonra evlendi ve çoluk çocuğa karıştı. Ama o serseri ruhu yakasını hiç bırakmadı. Röportajda sonuna kadar dürüsttü. Bu zamanda kimsenin kimseye olamadığı kadar. Ve geçen sene çalıştığım ofise gelen psikologlardan, bu röportajın karakter tiplerine örnek niteliğinde, ders olarak okutulduğunu öğrendim. Beni, bir insanı bu derece çözümleyebildiğim için tebrik ettiler.

Böyle hikayeleri o kadar çok dinliyorum ki, bir gece mekana, kokteyle, partiye veya içkinin su gibi aktığı herhangi bir ortama gidiliyor. Sonrasında orada alkolü aldıkça, kandaki maceracı hücreler bünyeyi ele geçiriyor.

Belki mekana ilk geldiğinde sana antipatik gelen birisi, içkiyi kafaya diktikçe birden gözüne Biscolata erkeği ya da Victoria’s Secret meleği gibi geliyor. Alıyorsun yanına o kişiyi, o geceden mutlu ayrılıyorsun.

Sonra sabahında birbirine yabancı gibi bakan iki çift göz... İki gözdeki mesaj da ‘Ben bunu nasıl defedebilirim?’, bu bazen nezaket sınırları çerçevesinde karşındakine ima ediliyor, bazen de ayılıkta sınır tanımıyorsun.

Sonuç olarak ilişkilerin en önemli unsuru saygı, bulunduğunuz ortamda pek var olmuyor.

Yaşananlar sonrası genelde bir tarafın özgüveni dibe vuruyor. Adeta günlük süt muamelesi görüyorsun... İlk gün tüm sütlerden daha lezzetli geliyorsun ama 24 saatte tarihin geçiyor.

Bu tip durumlarda Teoman kadar şanslı olamıyor insanlar genelde. Çünkü sen sarhoşsan, arkadaşların da şişenin dibine vurmuş oluyor. En iyisi otokontrolü elden bırakmamak ve belki de gerçekten: O son kadehi içmemek.!

FOTOĞRAF: MEHMET TURGUT

‘Sarhoşken beraber olacağım kadın çirkinse arkadaşlar beni uyarır’