Biz ne ara 'Avocado Toast' yer olduk?

Uyandım. Feci akşamdan kalmayım. Suyu kafaya diktim ve karnım inanılmaz aç. Saat öğlen iki. Tek başımayım ve insan evde tek başına iken yemek hazırlamak istemiyor. En azından ben genelde istemiyorum. İhtiyacım olan gıdayı olabildiğince kolay ve hızlı bir şekilde tüketip bu açlığı bastırmak gibi bir hedefim var.

Yemek söyleme uygulamasında bu gibi durumlar için sık başvurduğum dükkanların başında bir kebapçı geliyor: Alaaddin. Atina’da eve yakın ve Yunan kebabından ve ızgaralarından çok daha Orta Doğu ve Türkiye’ye yakın kebap ve ızgaralar yapıyorlar. (Yunan mutfağı ve Türkiye mutfağı kıyaslaması bambaşka bir yazının konusu)

Neyse Alaaddin’den yemeği söyledim duşa girdim. Çıktım biraz daha iyiyim. Ama vücudumda garip bir açlık var. Bu açlık karnın kazınmasından veya midenin boş olması gibi bir açlık değil. Bu açlık vücudun ihtiyacı olan eksik bir takım moleküller için seni dürtmesi gibi bir açlık. Protein istiyor. Çok açık ve net. Hayvansal gıda istiyor vücudum. Yarım kiloluk bifteği dişlemek, kızarmış tavuk kanadını bütün bir halde ağzıma sokmak, Diyarbakır usulü ciğer şiş gibi şeyler için arzu duyuyor vücudum. Neyse ki buna yakın bir şey söyledim. Alaaddin et döner, soğanlı. Kahvaltı saati çoktan geçti artık öğlen yemeği ile güne başlıyorum

.

Acımasızca ete doyuran döner
BANA GALİBA YANLIŞ BİR ŞEYLER YAPIYORUM HİSSİ VEREN TOST

Bir anda kendimi bir garip hissettim. Çok yanlış bir şey yapıyormuş hissine kapıldım. Yeni uyandım ve içine acı sos döktüğüm döneri ayran eşliğinde yiyorum. Tanıdığım biri, bir yerlerde kızarmış ekmeğin üstüne avokado dilimlemiş ve bunla kahvaltı yapmış. Elbette öğlen iki olmasaydı belki ben de tost yapardım sabah kahvaltısı olarak. Varsa sucuklu kaşarlı. Sucuk yoksa domates soslu kaşarlı. Herhalde normal bir şeymiş gibi uyanır uyanmaz avokado tostu ile güne başlamazdım.

Beni o esnada ikirciklenmeme sebep olan şey avokado değildi. Avokado ile hiçbir sorunum yok. Hatta guacamole sosu yapmayı yeni öğrendim ve hem yapmasını hem yemesini çok seviyorum.

Şöyle:

Avokadolar genelde sert oluyor bir kese kağıdında iki avokadoyu üç gün oda sıcaklığında bekletin. Bu sayede kremamsı olacaklar. Bir kasede bunları ezin, bir limon sıkın (Lime da olur ona da değineceğim), tuz ekleyin ve kırmızı soğanları küp küp doğrayıp avokadolarla karıştırın. Domates de ekleyebilirsiniz. Belki biraz da hafif acılık verebilecek baharatlar veya biberler. Müthiş bir şey. Bir meyvenin kendi kendine sosa dönüşmesi harika.

Sorun avokadoda değildi dediğim gibi. Ben acıktığımda döner yemek isteyen biri iken (O günün şartları ile ilgili de bir durum) benimle aynı yerde yetişmiş ve aynı kültürel arka plana sahip birisi nasıl olur da avokado tostu yapıp yemeğe başlamış olabilir? Birkaç yıl önce aynı evde yaşarken acıkınca lahmacun gömüyorduk. Pizza bile biraz nasıl diyeyim “ilginç” bir yemekti. Ve sorun yine bu değildi. Ben bu avokado tostunu daha önce de gördüm. Bir çok yerde gördüm. Son zamanlarda çok sık gördüm. Siz de gördünüz.

Bu soruyu biraz ciddiye aldım ve dönerimi bitirdikten sonra araştırmaya başladım. 

Bu Tshirt neden var?

Avokado tostu aslında sadece bunlardan birisi. Farkında olmadan hayatımızda yıllardır varmış gibi davranan o kadar çok şey varmış ki. Bir anda acayip bir aydınlanma yaşadım. Mesela kinoa, chia tohumu, latte, soya sütü, bekletilmiş et, IPA bira veya türlü kraft biralar, noodle, kale (Karalahana yani)...

Tabii bunla hep hipsterlık ve zamanında bize egzotik gelen şeyler. Ama artık insanlar menemen yerine avokado tostu ile güne başlayabiliyor.

Neyse biraz araştırdım dediğim gibi. Bu avokado tostu ne ara hayatımıza girdi diye. Böyle soruların cevabını en iyi Google Trends veriyor.

Dünya çapında “Avocado Toast” araması trendinin bu yılın başında biraz arttığını görüyoruz. İstikrarlı olan artışın tavanı bulması ise bu yılın nisan sonu, mayıs başına denk geliyor.

Türkiye’de arama kelimesini “Avokado” olarak belirledim sonuçta Türkiye’den “Avocado Toast” araması sağlıklı bir trend grafiği vermeyecekti. Avokadonun hemen hemen aynı şekilde arama bir benzer trendi var. Ağustos 2016'da yükseliş başlıyor. Ama nedense bu trend son bir ayda düşüş gösteriyor.Türkiye’nin avokado grafiğinin ortasındaki patlama ise Ekim 2014’e denk geliyor. Ne olmuş diye araştırdım Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu televizyon programında o dönem Avokado övmüş.

Böyle grafiklere bakınca insanın aklına finans, para ve borsa gibi şeyler geliyor. Peki avokadonun fiyatları nasıl şekillenmiş diye araştırdığımda ise

Vegan tüketim ve beslenme alışkanlığı son bir yılda çok fazla karşımıza çıkıyor. Kişisel görüşüm bence çok iyi bir şey. Gerçekten de et ve hayvansal gıda sektörünün hayvanları canlı bir şeyden çok bir eşya gibi görmesi büyük bir vahşeti beraberinde getiriyor ve vegan arkadaşların hayvansal gıda tüketimi ile ilgili bütün eleştirilerine tamamiyle katılıyorum. Ama etten ve peynirden vazgeçemiyorum ne yalan söyleyeyim pek de vazgeçmek istemiyorum. Bütün bu vahşeti görmezden gelerek değil görüp, bilincinde olarak et tüketiyorum. Bu da kimi zaman daha az tüketmeye itiyor beni. Bunu bir din gibi ele alarak, sınırlar ve çizgiler çizmeyi istemiyorum.

AVOCADO TOAST'UN ÇEVREYE ZARARLARI

Avokado tostu peki o kadar masum mu? Pek değil. Bütün bu yükselen trendin, yükselen fiyatların bir sonucu olmalı öyle değil mi?

Yükselen avokado talebi ve fiyatı Meksika ormanlarında ağaç kesimini de beraberinde getirdi. Dünyanın en çok avokado üreten Michoacan bölgesindeki çam ormanlarında ağaçlar avokado ağacı dikilmek üzere kesiliyor. Avokado ağaçları, bu kesilen çam ağaçlarından iki kat daha fazla su tükettiği için de bu bölgede su sorununun da ortaya çıkmasına

Yeni Zelanda da Avokado üretimi yapan yerlerden ve burada yeni bir suç ortaya çıktı “Avokado hırsızlığı”. Yükselen avokado fiyatları nedeniyle hırsızlar geçtiğimiz yıl yüzlerce avokado çiftliğinden meyveleri çaldı ve

Yine Meksika’da geçtiğimiz yıl uyuşturucu kartelleri avokado üreten çiftçileri

Bütün bunlar avokadonun şahane bir meyve olması yüzünden olmadı. Bunlar “avocado toast” gibi bir yemeğin modası olması ve diğer ülkelere göre çok parası olan birinci dünya ülkesinde yaşayanların, belki de hipsterların bir yiyeceği soylulaştırması nedeniyle oldu.

Burada “lanet olası vegan hipsterlar avokado yediği için ormanlarımız kesiliyor, ciğerlerimiz yanıyor” gibi zırvalıyormuş gibi görünmek istemiyorum Çünkü avokado yerine başka bir yiyeceğe dadansaydık yine yüksek tüketim nedeniyle aynı sonuçlarla karşı karşıya kalacaktık. Tıpkı domatesin Avrupa’ya gelmesi ile birlikte artık antik olan neredeyse bütün yemek tariflerinin ortadan kalkması gibi. Ya da 20’nci yüzyıldaki muz tüketiminin yağmur ormanlarının çok ciddi bir bölümünü yok etmesi gibi. Yediğimiz aslında bir meyve veya sebze de olsa kollektif bir şekilde, topluca tüketildiğinde zarar verebiliyor.

Peki ben bunu niye yazdım?

Dediğim gibi “Neymiş bu Avocado Toast” diye merak ettim ve biraz araştırdım. 

1