Dönerin kebabın anavatanına yakışır mı bu?

Modern insanın evriminde büyük etkisi olan pişmiş eti binlerce yıldır canlı kanlı hayvanlardan elde ediyoruz. E herhalde yani, başka türlüsü de mi var? Aslında yoktu, ama oluyor.

Hollanda, İsrail ve ABD, laboratuvar ortamında yenilebilir et üretimi sektörünün liderleri. Et tüketimi artarken üretiminin gittikçe düşecek olması, ancak insanların ete ihtiyaç olması uzmanları yeni arayışlara itti.

Çeşit çeşit kebabın, köftenin, dönerin memleketi olan ülkemiz de laboratuvar ortamında temiz et üretmeye başlayacak. İnanılır gibi değil, değil mi?

Tabii kekikle beslenmiş koca ahır hayvanlarının doldurduğu mis gibi mutfağımızı baştan ayağa değiştirebilecek olan olay pek de keyfi değil. Dünya etsizliğe hazırlanıyor. Rakamlar ilginç.

Türkiye'de bu alanda ilk çalışmalardan birine imza atan biftek.co'nun kurucusu Erdem Erikçi'nin konuyla ilgili görüşleri şu şekilde:

Tarım devrimi öncesi dünyada sadece 2.5 milyon insan yaşarken, kişi başına düşen arazi miktarı 61 kilometre kareydi. Bugün ise kişi başına 0.02 kilometrekera alan düşüyor. M.Ö 10.000 yıl öncesinde 61 kilometrekare içinde bulunabilecek, yenebilir ve besleyici niteliği olan her şeyi düşünürseniz, dünyanın insanları ve hayvanları beslemekte hiç zorlanmayacağını anlayabilirsiniz. Fakat bugün dünya zorlanıyor. Eğer yediklerimizin üretiliş şekli değişmezse yarın daha da zorlanacak.

Protein üretimi sırasında çok ciddi kayıplar gerçekleşiyor. Zira hayvanların protein verimliliğine, yani 100 gr protein içeren yeme karşılık kaç gram protein elde edilebildiğine baktığınız zaman, yumurtada %25, sütte %24, tavuk etinde %19.6, kırmızı ette ise %3.8 olduğunu görürsünüz.

Market raflarında bitki tabanlı et bulmak mümkün, fakat temiz etin Ar- Ge’si bir süre daha devam edecek gibi görünüyor. Bu işin öncülerinden Memphis Meat, Amerika’nın en büyük gıda firması Cargill’den 17 milyon dolarlık seri A yatırımı aldı. Yatırımcıları arasında Bill Gates ve Richard Branson gibi ünlü kişilerin bulunduğu firma, 2013 yılında 300.000 $/kg olan temiz et fiyatını yaptığı Ar- Ge faaliyetleriyle 5 yılda 3.000 $/kg’a kadar düşürdü.

Hal böyle olunca Türkiye’de Ankara Üniversitesi’nde araştırmacılar da laboravuvar ortamında temiz et üretimi için çalışmalara başlamış.

Şimdi duygusal olarak yaklaşsak da, muhtemelen ileride bu konuya sıcak bakmak zorunda kalacağız. Hatta bu daha ne ki? Belki de gelecekte pilav kapsülünün üstüne kuru fasulye jeli sıkıp yanında sulandırılmış ayran tozu içeceğiz. 

0